04 Mayıs 2007 Cuma

Maalesef Siyasi Gündem

Gelişmeler son yazımda belirttiğim gibi oldu AKP kendisine göre en mantıklı hareketi yaparak Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanlığına aday gösterdi. Ben olağanüstü bir durum olmazsa Cumhurbaşkanı olacak demiştim. Olağanüstü durumlar peş peşe geldi. Kısaca başlıklar halinde âcizane gündemi değerlendireceğim.

Muhtıra-Hükümet
Türkiye tam kötü alışkanlıklarından kurtuldu derken bir gece yarısı tekrar eski günleri hatırladık. Muhtıradan fazla bahsetmek istemiyorum sonuç olarak milli iradeye müdahale edilmiştir ancak artık bu tarz olayları aşmış olmamız lazım diye düşünüyorum. Muhtıranın ertesi günü CNN international’da Askerin açıklamalarından sonra Türkiye’de demokrasi zarar görmüş müdür? Diye bir anket vardı her ne kadar demokrasinin zarar gördüğü düşüncesinde olsam da ülkemin dışarıdan bir muz cumhuriyeti olarak algılanmasın diye hayır seçeneğini işaretledim üzüle üzüle. Tabi meclis en geç 6 ay sonra değişecek giderayak C.başkanını seçmeleri ne kadar doğru olur diyenler olacaktır ama sonuçta şuan ki C.başkanını da seçenlerin meclis dışında olduğunu unutmamalıyız. Muhtıra içeriğiyle de ilgili bir cümle söylemek istiyorum muhtıra “laiklik elden gidiyor” gerekçesiyle yapılmıştır buna T. Akyol’un cevabını aktarıyorum Avrupa Birliği uyum yasalarıyla ne laiklik elden gider ne de şeriat gelir. Bende aynı düşünceye katılıyorum bu konuda. Hükümetin tavrına gelince bence hükümetin geldiğinden beri en iyi icraatıydı, darısı diğer siyasilerimizin başına diyorum çünkü bu ülkede hiç bir hükümet askeri bir muhtıra ya da darbeye karşı ağızlarını açamamıştır. Genelkurmayın başbakanlığa bağlı olduğunu hatırlatamamışlardır. Demokratik açıdan ileri gittiğimizin bir göstergesidir bence bu. İnşallah bir daha böyle bir durumla bir daha karşılaşmayız. Hükümetin tavırları hakkında birkaç şey daha söylemek istiyorum süreci önceden biliyormuşçasına hareket etmesi ilginç, bütün seçeneklere önceden hazırlıklı olunduğu açık.
Anayasa Mahkemesinin kararından sonra bile herhangi bir bocalama olmadan yeni seçenekler çıkardılar.

AKP
Akp için ayrı bir başlık yaptım çünkü artık seçim sürecinde olduğumuz için partinin kendisinden bahsedeceğim. Akp özellikle kendi tabanının sıkıntılarına çözüm bulamadı iktidar olduğu sürece bunlara örnek olarak ben bütün ülkenin problemi olarak gördüğüm başörtüsü problemi, imam-hatip liseleri problemini gösterebiliriz. Akp’nin cevabı bu konularda iktidarız ama muktedir değilizdi. Açık bir şekilde bu ortaya çıktı bu C.başkanlığı seçiminde. O yüzden gelecek seçimde de Akp’nin en çok oy alması hatta geçen seçimdeki oyunu muhafaza etmesi muhtemeldir.

Anayasa Mahkemesi
Anayasa Mahkemesi siyasi bir karar almıştır bunu hisleriyle düşünmeyen bütün hukukçular daha süreç başlamadan ifade etmişlerdi. Yargının siyasallaşması demek ülkenin ana direğinin çatırdaması demektir bence çünkü insanlar eğer yargıya güvenlerini yitirirlerse bir hocamın deyimiyle ortaya Polat Alemdarlar çıkar ve kendi hukukunu uygulamaya kalkarlar. Bu karar siyasi kararlar için bir son olur inşallah ülkemizin istikbali için. Gerçi Anayasa Mahkemesini de çok fazla suçlamamak lazım silahlı güçlerden emir almak kolay olmasa gerek.

MHP-ANAP-DYP
Bu konuda çok sevdiğim bir ağabeyimin sıklıkla anlattığı bir hikâyeyi anlatacağım:
Bir imam bir köylü bir de papaz yolculuktaymışlar. Çok susamışlar bir üzüm bağının yanından geçerken sahibini göremeyince demişler ne de olsa köylüler misafirperverdir söyleriz çok susamıştık diye bir şey demez diye düşünmüşler. Tam üzümleri bitirmiş dinlenirken üzüm bağının sahibi çıkagelmiş. Bunları üç kişi görünce demiş:
—Bre papaz hadi bu adam benim köylüm hemşerim, bu da imam başımın üstünde yeri var isterse tarlamı veriyim ama sen kim oluyorsun da benim bağımın üzümlerini yersin der, güzel bir sopa çeker. İmamla köylü ilk başta tedirgin olsalar da bağ sahibinin sözlerini duyunca rahatlarlar hatta bağ sahibini haklı bile bulurlar. Papaz da zor bela kendini dağın arkasına atar. Papaz hallettikten sonra döner köylüye üzüm bağının sahibi:
—Sen köylüsün yanında ki muhterem biri, koskoca imam o yemeyecekte kim yiyecek bağımın üzümlerini istese bütün üzümlerimi veririm ama sen köylü gariban halinle nasıl üzümlerimi yersin der, temiz bir sopada ona çeker. İmam yine en başta korksa da sonradan rahatlar yine bağ sahibini tasdik eder. Bu arada köylü canını zor kurtarır dağın arkasına kaçar. Bağ sahibi bu sefer döner imama:
—Evet, imam efendi der. Kaldık baş başa sen nasıl benim üzümlerimi yersin der sağlam bir sopada ona çeker imam kendini zor kurtarır o da dağın arkasına kaçar. Dağın arkasında papaz, köylü ve imam buluşunca akılları başlarına gelir derler ki biz üç kişiydik bağ sahibi tek kişiydi hepimizi de dövdü demek ki biz en başta papazı dövdürmeyecektik der akılları başlarına gelmiştir ama iş işten geçmiştir.

Kerkük Mitingi
Bu kısmı yazıma sonradan ekledim unutsaydım üzülürdüm bu kadar hengâmede çok fazla değinilmedi açıkçası Cumartesi günü Irak Türkmen Cephesinin Kerkük yürüyüşü adlı mitingi vardı. Bizde oradaydık. Keşke Çağlayan’da Tandoğan’da cumhuriyeti kurtaranların ellide biri bu mitinge gelselerdi. Bu miting hem gelecek hükümetler için sorumluluklarının bilincinde olmalarını sağlayacak hem de ABD’ye ve şuan ki Irak hükümetine bir gözdağı olacaktı Kerkük konusunda ne kadar duyarlı olduğumuzla ilgili.

Her ne kadar sürç-i lisan ettiysek af ola yorumlarınızı bekliyorum kıymetli arkadaşlarım...
M.Akif Memmi

5 yorum:

Mücahit Palaz dedi ki...

m.akif çok güzel bir yazı yazmış.
özelliklede ANAP ve DYP nin düştüğü durum hikayede kendini bulmuş. şu anda durumu kurtarmak için birleşme çabaları gösteriyorlar ancak iş işten geçti. ANAP ve DYP C. başkanlığı seçiminde tarafını göstermiş oldu.ben buna seviniyorum aslında belki bu tavırları olmasa halk AĞAR ve MUMCU ya oy vererek büyük bir hata yapacaktı, böylelikle halk bir daha düşünme fırsatı buldu. İnşallah halkımız bu memleket için en hayırlı kararı verir.

mehmet deniz karakışla dedi ki...

değerli Akif in yazısındaki ilk başlığa daha önce yorum yazdığım için diyer iki konuya geçmek istiyorum.İlk başlık ta Akif 3 partiyi bir kefeye koymuş.Bugüne kadar milliyetçilik konusunda mangalda kül bırakmayan DYP ne yazık ki 3 5 aşiret ağasının oyunu alabilmek için dağda terörizm yapanların artık ovada siyaset yapması gerektiğini belirterek Türk kamuoyonu derinden yaralamıştır.Bugün AKP ile koalisyon söylentileri dolaşan bir partinin cumhurbaşkanlığı konusundaki tutumunu sadece seçimlerde bu konudan nemalanmak istediği için şekillendirdiğine inianmaktayım.Anap ında bu konuda aynı politikayı izlediğini düşünmekteyim.MHP ise tutumunu peti görüşlerine uygun bir şekilde devam ettirmekte ve konunun hangi açılardan hassayet içerdiğini Baylal'dan çok daha iyi açıklamaktadır.Kerkük mitingine gelince:orada elerinde Türkiye Kuzey Irak ta bulunan türkmenleri temsil eden Türkmen bayrağı Azerbeycan bayrağı(mitinge Azerbeycan ve İran da yaşıyan Azerilerin de katıldığını gördüm) ve KKTC bayrağının bulunduğu ve gerektiğinde bir araya gelinebildiğinin göstergesi olan Kerkük mitingi hiç bir provakasyona mahal vermeden Türk Azeri ve Türkmen birliği şeklinde gerçekleşmiştir. Umarım Artık bundan sonraki hükümetler bu bölgede Türkmenlerin baskıya ve zorla göçe uğradığı gerçeğini görürler.

eren dedi ki...

siyasi gundem bugunlerde hiç olmadıgı kadar karısık. fakat sevinerek goruyorumki tum gelismeler Ak partiye hizmet eder durumda öncelikle anap ve dyp nin kendi tabanlarını hiçe sayarak sol bi partiyle aynı harekette bulunup bskanlık secimlerine katılamamsı cok buyuk bi oy kaybettirdi onlara bu oyların buyuk cogunlugunu ,Ak partinin kazanacagı acık ikincisi ordunun c.baskanlıgı secimlerine karısma cabaları ve bunun sonucunda ordunun inanılmaz buyuk tepki cekmesi buda Akparitye yaradı heleki sonrasında orduya veriklen beklenmedik ve haklı cvp cok cok büyük bi kazanım oldu Akparti için 3.sü ise cocukların bile gulecegi bi karar veren anayasa mahkekmesinin sacma kararı verilen bu kararla 350 milletvekiline sahip bi hukumeti azınlıga mahkum etmesi bunun sonucunda acıkca goruluyorki bu karar sonrası meclisin artık c.baskanı secmesi olanaksızdır.bunu grup toplantuısında degerlendiren Ak parti halka donuyoruz diyerek secimleri halkın yapacagıı duyurmasıylada asıl bombayı patlattı

son karar cok önemli cunlu c.baskanını halkın secmesi demek sacam sapan sol zihniyetin turkiyede bitmesi manasına geliyor sukurki bu millet henız ölmedi ve sittin sene diil sittin yuzyıl gecse bu ulkede o zihniyette bi c.baskanı secilemeyecektir artık zaten hukumete gelemeyecekleri acıktır tek baslarına bu nedenle son karara inanılmaz seviniyorum ulkemiz için tarihi bi karar niteligndedir. umarım herseyin hayrılsı olur....

ali telli dedi ki...

AK partinin durumunu biraz daha düşünsen daha iyi olmaz mı? direk partiyi suçlayacağına demokrasiyi bombalayan altı okçu kurumların baskısını belirtsen daha iyi olmaz mı.anayasa mahkemesi örneğine değinmişsin. 110 milletvekili, muhalefet partisi veya cumhurbaşkanı anayasaya aykırılık iddiası ile dava açabilir.ve mahkemenin rengi en son gördüğün gibi kırmızı üzerine altı ok. ak parti senin bu dediğin düzenlemeleri yapacak sonra da bunlardan hiçbiri olmayacak öyle mi? bırakın kahve siyaseti ile bakmayı. senin bu düşüncen ancak kahve masalarında geçerli.akparti muktedir olmak istemedi mi yoksa muktedir yapmayan dişli kurumlar mı oldu.bence bu ayrımı siyaset penceresinden irdelesen daha iyi olur. yok ben katılmıyorum diyorsan şekerini çaya koy ve karıştırmaya devam et.okey takozları ve taşları geliyor bekle......

molgu dedi ki...

selamlar,

akif, blogunuz hayırlı olsun.
tebrik ederim guzel olmuş.
daha cok ne tur yazılar yayınlayacaksınız bilmiyorum ama benden tavsiye siyasi konularda direkt yazı yazmak yerine daha araştırmaya dönük ve akademik yönü olan yazılar yazmanız.
cunku siyaset dogası geregi parçalı bir şeydir.
ilgilenen kişinin zihnini ve fikrini dagıtır.
belli bir sure akıntının arkasında kosturtur. Birileri gundem olusturur, herkes o gundemi yorumlamaya calısır ama bu esnada asıl aktörler cok farklı konularla ilgileniyorlar. O kadar derinlemesine ilgilenmek icin cok vakit harcamak gerekir. Bu yuzden direkt siyasal partiler ile ilgili konularda yazı yazarsanız belli bir sure sonra yazı yazmaktan sogursunuz yada klise fikirler, klişe cumlelere (Allah korusun) mahkum olursunuz.
tekrar tebrik ediyorum blog acıp yazı yazmaya başladıgınız icin.
Az da olsa mutlaka devam etmek lazım.
selamlar

habib